ÜÇLER – YEDİLER - KIRKLAR

ÜÇLER – YEDİLER - KIRKLAR

Şamanlarda ölülerden korkma, hiçbir ölünün yeni varoluş biçimini kabul etmemesi olgusuna dayanır. Ölen kişi "yaşamaktan" vazgeçmek istemez, dünyadaki yakınlarının yanına dönmeye çalışır. Toplumun manevi dengesini bozan da bu eğilimdir. Şaman inancına göre yeni ölü yeraltındaki yeni dünyasıyla henüz bütünleşemediğinden, ailesini, arkadaşlarını, hatta sürülerini yanına almağa çalışır;

ÜÇLER – YEDİLER - KIRKLAR

Şamanlarda ölülerden korkma, hiçbir ölünün yeni varoluş biçimini kabul etmemesi olgusuna dayanır. Ölen kişi "yaşamaktan" vazgeçmek istemez, dünyadaki yakınlarının yanına dönmeye çalışır. Toplumun manevi dengesini bozan da bu eğilimdir. Şaman inancına göre yeni ölü yeraltındaki yeni dünyasıyla henüz bütünleşemediğinden, ailesini, arkadaşlarını, hatta sürülerini yanına almağa çalışır;

ÜÇLER – YEDİLER - KIRKLAR
27 Mayıs 2019 - 21:21

aniden kesilen eski yaşantısını sürdürmek, yani yakınlarının arasında "yaşamak" ister. Demek ki aslında korkulan, ölünün yapabileceği bir kötülükten çok, onun yeni dünyası hakkındaki bilgisizliği, eski dünyasını bırakmamak konusundaki inatçılığıdır.

Şamanlar cenazeyi defnettikten sonra ölünün ruhunun dirileri izleyememesi için, mezarlıktan dönüşte gidiştekinden başka bir yol kullanırlar. Mezardan çabucak, kaçar gibi ayrılınır ve eve girerken arınırlar. Mezarlıkta kızak, araba, vb. gibi bütün taşıma araçları var ise [ölünün ruhunun bunları kullanamaması için] tahrip ederler. Nihayet, art arda birkaç gece köye çıkan bütün yollar gözetlenir ve ateşler yakılır. Fakat bütün bu önlemler ölülerin üç ya da yedi gün boyunca evlerinin etrafında dolaşmalarını engelleyemez.

Bu inanışla ilgili olarak bir başka fikir de belirginlik kazanmaktadır. Ölüler ancak ölümden üç, yedi veya kırk gün sonra verilen cenaze şöleninden sonra yeni yurtlarına doğru yola çıkarlar. Bu şölende ölüye yiyecek ve içecekler sunulur; mezarlığa ziyaretine gidilir, en sevdiği at kurban [Dipnot:1] edilip mezarının başında yenilir ve kafatası da bir kazığın ucuna asılarak bu kazık mezarının üzerine dikilir [Dipnot:2].

Ayrıca bu vesileyle, ölünün evinde bir şaman rahip tarafından "arındırılma" töreni yapılır. Bu törenin içinde, şaman tarafından ölünün ruhunun aranması ve kesin olarak evden kovulmasını canlandıran dramatik bir sahne yer alır.

Şaman rahip işe davulunu çalarak evin çevresinde dönmekle başlar; sonra içeri girer ve ateşe yaklaşarak ölüyü adıyla çağırır. Birdenbire sesi değişir; daha tiz bir tonda, baş sesiyle konuşmağa başlar, zira gerçekte şimdi o değil ölü konuşmaktadır. Ölü yolları bilmediğinden, yakınlarını bırakıp gitmekten korktuğundan, vb. yakınır; fakat sonunda şaman tarafından götürülmeye razı olur ve ikisi birlikte Yeraltı Dünyasına doğru yola çıkarlar. Vardıklarında şaman rahip, ölülerin ruhlarının yeni geleni içeri kabul etmediklerini görür. Tüm rica ve dualar sonuçsuz kalınca ruhlara içki ikram edilir. Seans yavaş yavaş canlanır, giderek taşkınlığa varır, zira sarhoş olan ruhlar şamanın ağzından hep birlikte biribirleriyle dalaşmağa ve şarkı söylemeye başlarlar. Sonunda ölünün ruhunu içeri almaya razı olurlar. Törenin ikinci bölümü dönüş yolculuğunu kapsar. Şaman rahip kendinden geçip yere yıkılıncaya kadar dans eder ve bağırıp çağırır.

Ruh gütme yolculuğunun ölümün hemen ardından değil de cenaze şöleni ve "arınma" töreni sırasında yapılması, ölümden sonra üç, yedi veya kırk gün boyunca ruhun hala mezarlıkta bulunduğunu ve ancak bu sürenin sonunda kesin olarak Yeraltı Dünyası'nın yolunu tuttuğunu gösteriyor olsa gerektir.

KİTAP:

Mircea Eliade – Şamanizm; Sayfa:239-242

[ÖZETTİR]

DİPNOT:
[1] Şaman rahip kurban edilen atın ruhunu göğe çıkararak Tanrı Bay Ülgen'e takdim eder. 

[2] Alevi, Bektaşî geleneğinde de ölüm duyulur duyulmaz hemen bir kurban [dar kurbanı] kesilir. Ölü gömüldükten sonra, ölünün akrabaları, tanıdıkları diğer bir deyişle de bütün köy halkı, yas yeri yemeği ya da kabir yemeği adı verilen birinci gün akşam yemeğine kendi hazırladığı yemekleriyle giderler. Bu yemeği, üçüncü gün “üç yemeği”, yedinci gün “yedi yemeği”, kırkıncı gün “kırk yemeği” izler. Ölünün yeni ikametgahında huzura ermesi için Dede eşliğinde dualar edilir, ritüeller [saz çalınır, salavatlar, deyişler ve düvazlar okunur] icra edilir. Bir yıl sonra yıl yemeği verilir. Ölenin ailesinin durumu uygunsa, her ölüm yıldönümünde de yemek verilir.

MURAT DEMİR: Şaman inancına göre ölülerin ruhu üç , yedi ve kırk gün boyunca evinden ve akrabalarından kopmak istemez. Bu zaman zarfında ölünün yakınları merhumun onuruna yemekler hazırlar, şölenler düzenler. Bu şölenler birnevi veda niteliğindedir. Nihayetinde şaman rahip gelerek dua ve ritüeller düzenleyerek merhumun ruhuna refekat eder ve ebedi ikametgahına uğurlar. İslam sonrası Türk adetlerinde bu gelenek değişik şekillerde devam ettirilmiştir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler.
Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç...
Millet Çok Gergin Çok. Ufak bi kıvılcıma bakıyor herkes
Millet Çok Gergin Çok. Ufak bi kıvılcıma bakıyor herkes